İlk psikiyatrik muayene psikiyatri uzman hekimi tarafından kişinin ruhsal durumunun yanında genel tıbbi durumunun da değerlendirildiği bir süreçtir. Ortalama 45-50 dakika süren bu ilk muayenede kişinin sosyodemografik bilgilerinin alınması ile başlanır. Bu bilgileri almanın amacı kişinin nasıl bir çevrede ya da sistemde olduğunu anlamaya yöneliktir. İşlevselliği değerlendirebilmek için bu kısım muayenenin ilerleyen sürecinde önemli hale gelecektir. Daha sonra kişinin genel olarak ilk şikâyeti yani yakınması öğrenilir ve detaylandırılır. Kişinin genel psikiyatrik öyküsü, özgeçmişi değerlendirilir. Burada özellikle daha önce aldığı psikiyatrik tedaviler, kullandığı ilaçların isimleri, bu ilaçları kullanım süresi ve ilaçların etkinliği öğrenilir. Muayeneye gelmeden önce bunların notunu çıkarmak muayenede zaman açısından ve olası unutkanlıkları önüne geçmek açısından katkı sağlar.
Tüm bunlar konuşulduktan sonra genel tıbbi durumu etkileyen ek hastalıklar ve bu hastalıklarla ilgili kullanılan ilaçlar, aile öyküsü, alkol, sigara ve madde kullanımı da sorgulanır. Bunları sorgulamaktaki amaç olası ruhsal bozukluğa eş başka hastalık olma ihtimalini ve ruhsal hastalığa neden olabilecek tıbbi ya da alkol-madde ile ilişkili durumları ayırt edebilmektir.
Tüm bu ayırıcı tanılar yapıldıktan sonra tedavi konuşulmadan önce özellikle ilk muayenede son 6 ay içinde kan tahlili yapılmamışsa istenmesi gerekir. Bu tahlilde kan sayımı (hemogram), karaciğer-böbrek-tiroit fonksiyon testleri (özellikle TSH-sT4), vitamin B12, folik asit, D vitamini, demir parametreleri (Fe, SDBK, ferritin), lipid paneli, açlık kan şekeri gibi temel testlerin yapılması önemlidir. Ek tanılar için başka testler de istenebilir. Bazı hastalarda ayırıcı tanı için beyin görüntüleme dediğimiz MR (emar), BT (tomografi), EEG (beyin dalgalarının çekimi) gibi tetkikler de istenebilir. Yine gerekli görülürse nöroloji, dahiliye, endokrinoloji gibi bölümlerden konsültasyon istenebilir.
Hatırlatmak gerekir ki; hiçbir psikiyatrik bozukluk/hastalık yukarıda bahsettiğim tetkikler neticesinde tanı almaz. Tüm bu tetkiklerin amacı olası ek tanıları açığa kavuşturmaktır. Ruhsal tanı sadece ve sadece psikiyatrik yani ruhsal durum muayenesi ile konulur.
Eğer ki ruhsal muayene sonucunda herhangi bir tanı konulduysa ve tedavi başlanacaksa burada 3 seçenek öne çıkar ya sadece ilaç tedavisi ya sadece psikoterapi ya da ikisi birlikte. En ideali ve olması gerekeni aslında ilaç tedavisinin ve psikoterapinin birlikte ilerlemesidir ama tanıdan tanıya da bu değişebilir. Psikoterapi hem zaman hem de bütçe ile ilişkili olduğu için çoğu zaman ilaç tedavisi ile kişilerin %70-80 şikayetleri azalır ve kendilerini iyi hissederler.
Psikoterapisi ise genel olarak en az haftalık 45 dakika süren düzenli seanslardan oluşur. Birçok psikoterapi ekolü bulunmaktadır ve süresi de buna göre değişir. Bireysel psikoterapilerin yanında, çift-aile terapisi, cinsel terapi, grup psikoterapisi, psikodrama kimi terapi çeşitleridir.
Psikiyatride önemli olan hasta-hekim ilişkisidir. Hastanın hekimine güvenmesi, hekimin de bu güveni verebiliyor olması elzemdir. Tedaviye başlanır ama önemli olan takibin devam etmesidir. Bu takip sürecinde uygulanan tedaviden fayda görülmez ise değiştirilir. İşte ’Güven’ burada önem kazanır.






